32. Gerçeğin arayışıdır, uzun, karanlık ve ıssız bir yolda mistik bir
yolculuktur Apocalypse Now. The Doors'un The End parçası ve katliamla
başlar film. Yalnız bir odada beynini yemekte olan Yüzbaşı Willard'ın
çılgın, kendinden geçmiş dansı ile devam eder. Sonra göreve çağrılır
Yüzbaşı. Albay Kurtz'u yok etme görevidir bu. Onu yok etmek, görevin
tebliğ edilmesi haliyle ilgili olarak ta tanrısal bir gücü yok etmekle
eş değer sunulur. Hatta görevi veren herkeste tanrısal figüre aşıktır. '
sistemin koruması altında bir yıdız olarak sistemden çıkmış Harison
Ford'un, Merlin Brando'yu yok etme emrini vermesi bence manidardır. -
Amerikanın alt tabakasından oluşan ekiple yola çıkılır. Sanki bir hac
yolculuğu gibidir. Haca gidilirken yaşananlar ya imanımızı güçlendirir
ya da imanımızı yok eder. Film de hep bu gerilim üzerine kuruludur.
Yol önce Süvari alyının destansı yolculuğu ve yağdırdığı gazap ile kesilir. Burada Coppola hangi tarafta filmi çektiğini anlamak zordur( Bakışımızdaki yanlılık tam da, görmemizdeki kusurdur.) Savaş insani boyutta ve ateşin içinde devam edeken, Amarikan askerlerinin Playboy kızlarına bakışını, askerlerin insanlıktan öte, vahşi bir hayvan gibi dürtülerinin esir olmuş halde tanımlar. Film burda savaşı insansız bir hale getirir. Hollywood sinemasında ilk defa, Askerler denetimsiz hayvanlar gibi tasvir edilir. Sonra, Sex ve savaş arasındaki en temel benzerlik kurulur. Yüzbaşının kadınları pazarlarken ki, terk edilmiş, yıkılmış ve unutulmuş garip bir kışlada kadınlarla yatmaktan öte, eşcinsel eğilimleri doruğa çıkmış askerlerin görüntüsünde, Ordunun kuruluşundaki erkek eğemen bakışa en sert salvoları yapar Coppola.
Albay Kurtz'a ulaşma yolundaki duraklardan biri de, ukala ve gelenekçi Fransız kolonisidir. Buradaki amaç, Wietnamın karanlık tarihinde Fransızların oynadığı karanlık role gönderme yapmaktır. En klişe konu ise, ekiptekilerin teker teker ölmesi olayıdır. Sebebini bilmeden, istemeden veya isteyerek bilmedikleri bir ülkede, ölmeleri ve üzerine Kurtz'un siyasi görüşlerinin bizlere dikte edilmesidir. Savaşın anlamlı/anlamsız sebepleri hangi çerçevede açıklanırsa açıklansın, aynı nokta hep var. Gerçek ölenlerin anlayamadığı kadar gerçektir. Anlanılırsa artık gerçek olmaz ve uğruna ölünecek hiçbirşey kalmaz. Albay Kurtz bunu keşfetmişti kendi yolculuğunda. Parlak kariyerinden, ailesinden bunun için vaz geçmişti. ' Tıpkı İsa gibi. '
Yüzabaşı Willard ulaştığında Kurtz'un mabedine. Kurtzun müridleri karşılar yüzbaşıyı. O yok etmekle, yok etmeme arasındaki ayrımdayken, Albay kurtz ölmek ister. Ancak kan fikirleri yaştır ve onları anlamlı kılar düşünen insanlara. Coppola epik bir tarzda boğa ve Kurtz'un kafalarını aynı sekansta gösterek kurban edilme töreni tamamlar. Kan döküldüğünde havari Willard yoluna gider. Kurtz dinini yaymak için.
Yol önce Süvari alyının destansı yolculuğu ve yağdırdığı gazap ile kesilir. Burada Coppola hangi tarafta filmi çektiğini anlamak zordur( Bakışımızdaki yanlılık tam da, görmemizdeki kusurdur.) Savaş insani boyutta ve ateşin içinde devam edeken, Amarikan askerlerinin Playboy kızlarına bakışını, askerlerin insanlıktan öte, vahşi bir hayvan gibi dürtülerinin esir olmuş halde tanımlar. Film burda savaşı insansız bir hale getirir. Hollywood sinemasında ilk defa, Askerler denetimsiz hayvanlar gibi tasvir edilir. Sonra, Sex ve savaş arasındaki en temel benzerlik kurulur. Yüzbaşının kadınları pazarlarken ki, terk edilmiş, yıkılmış ve unutulmuş garip bir kışlada kadınlarla yatmaktan öte, eşcinsel eğilimleri doruğa çıkmış askerlerin görüntüsünde, Ordunun kuruluşundaki erkek eğemen bakışa en sert salvoları yapar Coppola.
Albay Kurtz'a ulaşma yolundaki duraklardan biri de, ukala ve gelenekçi Fransız kolonisidir. Buradaki amaç, Wietnamın karanlık tarihinde Fransızların oynadığı karanlık role gönderme yapmaktır. En klişe konu ise, ekiptekilerin teker teker ölmesi olayıdır. Sebebini bilmeden, istemeden veya isteyerek bilmedikleri bir ülkede, ölmeleri ve üzerine Kurtz'un siyasi görüşlerinin bizlere dikte edilmesidir. Savaşın anlamlı/anlamsız sebepleri hangi çerçevede açıklanırsa açıklansın, aynı nokta hep var. Gerçek ölenlerin anlayamadığı kadar gerçektir. Anlanılırsa artık gerçek olmaz ve uğruna ölünecek hiçbirşey kalmaz. Albay Kurtz bunu keşfetmişti kendi yolculuğunda. Parlak kariyerinden, ailesinden bunun için vaz geçmişti. ' Tıpkı İsa gibi. '
Yüzabaşı Willard ulaştığında Kurtz'un mabedine. Kurtzun müridleri karşılar yüzbaşıyı. O yok etmekle, yok etmeme arasındaki ayrımdayken, Albay kurtz ölmek ister. Ancak kan fikirleri yaştır ve onları anlamlı kılar düşünen insanlara. Coppola epik bir tarzda boğa ve Kurtz'un kafalarını aynı sekansta gösterek kurban edilme töreni tamamlar. Kan döküldüğünde havari Willard yoluna gider. Kurtz dinini yaymak için.
It is the height of the war in Vietnam, and U.S. Army Captain Willard is sent by Colonel Lucas and a General to carry out a mission that, officially, 'does not exist - nor will it ever exist'. The mission: To seek out a mysterious Green Beret Colonel, Walter Kurtz, whose army has crossed the border into Cambodia and is conducting hit-and-run missions against the Viet Cong and NVA. The army believes Kurtz has gone completely insane and Willard's job is to eliminate him! Willard, sent up the Nung River on a U.S. Navy patrol boat, discovers that his target is one of the most decorated officers in the U.S. Army. His crew meets up with surfer-type Lt-Colonel Kilgore, head of a U.S Army helicopter cavalry group which eliminates a Viet Cong outpost to provide an entry point into the Nung River. After some hair-raising encounters, in which some of his crew are killed, Willard, Lance and Chef reach Colonel Kurtz's outpost, beyond the Do Lung Bridge. Now, after becoming prisoners of Kurtz, will...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder