11. Peeping Tom (1960) - Röntgenci (IMDB 7.8)

Michael Powell'in kariyerini mahveden kötü şöhretli filmi Peeping Tom'da (Röntgenci), kameranın saldırgan bir obje olarak kullanımı filme rahatsız edici bir hava katmıştır. Mark Lewis (Carl Boehm) isimli bir genç, kendisini kadınlara belgesel yönetmeni olarak tanıtır. Ancak kamerasının içinde, filme aldığı kişiyi öldürmek için kullandığı sivri uçlu bir metal vardır. Bu durumu, filmin başında kameranın vizöründen görerek tanık olduğumuz sinir bozucu cinayet kaydıyla öğreniriz.

Hiç şüphesiz Mark bir canavardır ancak Powell onu en azından biraz daha sempatik gösteren sorunlu çocukluğuna alt parçaları ifşa eder. Sadist babası, Mark üzerinde psikanalitik deneyler uygulamak üzere, uyurken filme almak, uykusundan uyandırmak için gözüne ışık tutmak ve yatağına kertenkele atmak gibi metotlarla ona eziyet etmektedir. Daha sonra Mark'ı, babasının ikinci evliliğinin görüntüleriyle birleştirdiği ölü annesiyle poz verdiği görüntülerle görürüz. Mark için seks, ölüm, aşk ve nefret tek bir duygudur ve kamera bu geçici duyguları yakalayabilen tek nesnedir. Mark, bilinçaltından gelen şiddet ve onunla çatışmakta olan tahrik hissini sadece bu duyguların bileşimi ve kamerasıyla bağdaştırabilmektedir.

Belki de izleyiciyi filmden soğutan etken, filmin konusunun muğlak dürtüleri ya da Powell gibi sevilen bir yönetmenin yüzünü karanlık ve şaşırtıcı konulara çevirmiş olması gerçeğiydi. Ancak bu etken, filmin izleyiciyi Mark'ın cinayetlerine kolaylıkla suç ortağı yapması ve sapkın iğrençliklerini onaylatmaya kadar ileri götürmesi olarak da kabul edilebilir.

Esasen, Powell bu sapkın hikayesini, diğer nispeten masum filmlerine eklediği maharetiyle sunmuştur. Filmin renkleri, öyle olmasını en az istediğimiz anda dahi canlıdır. Film, Alfred Hitchcock'un sarsıcı siyah-beyaz filmi Sapık'la (1960) karşılaştırıldıysa da "güçlü" Peeping Tom daha güncel ve korkutucudur. Bir çılgının zihninin derinliklerine doğru itiliriz, ancak Powell bize oradan çıkacak kolay bir yol sunmaz.

Mark Lewis, works as a focus puller in a British film studio. On his off hours, he supplies a local porno shop with cheesecake photos and also dabbles in filmmaking. A lonely, unfriendly, sexually repressed fellow, Mark is obsessed with the effects of fear and how they are registered on the face and behavior of the frightened. This obsession dates from the time when, as a child, he served as the subject of some cold-blooded experiments in the psychology of terror conducted by his own scientist father. As a grown man, Mark becomes a compulsive murderer who kills women and records their contorted features and dying gasps on film. His ongoing project is a documentary on fear. With 16mm camera in hand, he accompanies a prostitute to her room and stabs her with a blade concealed in his tripod, all the while photographing her contorted face in the throes of terror and death. Alone in his room, he surrounds himself with the sights and sounds of terror: taped screams, black-and-white "home ... 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder